Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 16.06.2021 110 Görüntüleme

Verem hala bir sorun

Edebiyatımızda, romanlarda kara sevdaya düşenlerin yakalandığı “ince hastalık” olarak yansıyan verem, yani tüberküloz, en ölümcül hastalıklar arasında yer alıyor. Ülkemizde görülme sıklığı giderek düşen tüberküloz, aşıyla önlenebilir ve antibiyotikle tedavi edilebilir bir hastalık olmasına karşın, dünyada her yıl 1.2 milyon kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor.
Uzmanlar, ‘‘ Halk arasında verem olarak bilinen tüberküloz hastalığına yol açan bakteriler, insandan insana hava yoluyla bulaşıyor. Öksürme ve hapşırmayla ortama yayılan “mycobacterium tuberculosis” adı verilen basil (bakteri türü), solunum yoluyla alındığında, başta akciğerler olmak üzere tüm organları tutabiliyor. Tüberküloz hastalığının en sık görülen belirtilerini “2-3 haftadan uzun süren öksürük, ateş yüksekliği, gece terlemesi, iştahsızlık, kilo kaybı, yorgunluk, halsizlik, balgam çıkarma, kan tükürme, nefes darlığı, göğüs ve sırt ağrısı” olarak sıralanan “Bu tür şikayetleri yaşayan herkesin en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları hem tedaviye başlanması hem de hastalığın yayılmasının önlenmesi açısından önem taşıyor. Tanısı konulmamış tüberküloz hastaları en önemli bulaş kaynağı oldukları için bu hastalıktan korunmada en etkili yöntem, bulaştırıcı olan olgulara hızla tanı konulup tedavinin başlanmasıdır. Türkiye genelinde tüberküloz görülme sıklığı azalsa da, bu hastalık dünya genelinde enfeksiyon nedenli ölümlerin başında geliyor. Tüberküloz Daire Başkanlığı tarafından paylaşılan son verilere göre; 2017 yılında Türkiye’de tanı alan hasta sayısı 12 bin 46 kişidir. Ülkemizde son 10 yılda hastalık sıklığında yıllık ortalama yüzde 5 oranında azalma görülüyor. Buna karşın dünya genelinde her yıl yaklaşık 10 milyon kişiye tüberküloz tanısı konuyor. Bu hastaların 5.8 milyonunu erkekler, 3.2 milyonunu kadınlar ve bir milyonunu da çocuklar oluşturuyor. Ne yazık ki 1.2 milyon kişi de bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Yaklaşık 1.7 milyon kişi ise tüberküloz basili bulaşması sonucu hastalık riski taşıyor. Genellikle tedaviye başlandıktan 2-3 hafta sonra bulaştırıcılık ortadan kalkıyor. Ancak ilaçlar düzenli olarak kullanılmazsa ilaç direnci gelişme riski oluyor. İlaç direnci geliştiğinde ise tedavi süresi 2 yıla kadar uzayabiliyor. Bu nedenle tanı alan hastaların ilaçlarını düzenli kullanmaları oldukça önemlidir.’’ diyor.
İşte bazı alınabilecek önlemler..
Ellerin, su ve sabunla en az 20 saniye süreyle sık sık yıkanması,
Dengeli, düzenli beslenmek
Yeterli ve kaliteli uyumak,
Sigara içmemek,
Bulunulan ortamları sık sık havalandırılmak,
Bir diğer korunma yöntemi ise BCG aşısı olup, bu aşı ülkemizde halen uygulanıyor. Aşıyla tüberkülozun ağır ve ölümcül formlarının oluşmasına karşı korunma sağlanıyor. Tüberkülozdan korunmada verilen koruyucu ilaç tedavisi; tüberküloz hastası ile aynı evde yaşayanlara, tüberküloz basili bulaşanlara ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilere tüberküloz hastası olmamaları için uygulanıyor.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Avrupa Gazetesi Tekirdağ