Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 27.09.2021 96 Görüntüleme

Ofis hastalıkları

Bilgisayarın başında saatlerce oturuyoruz… Parmaklarımız, kimi zaman sert dokunuşlarla, adeta özdeşleşiyor klavye tuşlarıyla… Bilgisayar başında olmadığımız zamanlar ise ellerimiz ve parmaklarımız yine sayısız kez çalışıyor akıllı telefonumuzun tuşlarında; gelen maillere veya mesajlara hızlıca yanıt verebilmek için… Kimi zamansa, bazıları ağır olabilen dosyaları taşımamız gerekebiliyor… Bu hareketler, masa başı çalışanlarının her gün rutin olarak ve sayısız kez yaptıkları işlerden bazıları. Ancak dikkat! Her gün seri olarak tekrar edilen bu hareketler; el, kol ile omuz kaslarımızı yıpratıyor ve zamanla günlük hayatımızı olumsuz etkileyen sağlık problemlerine neden olabiliyor.
Bilgisayar kullanmak, akıllı telefon ile mesaj yazmak, ağırlık kaldırmak gibi her gün aynı şekilde, üstelik devamlı yaptığımız işler el, kol ve omuzlarımızdaki dokuların yıpranmalarına neden oluyor.
Uzmanlar, ‘‘‘Ofis hastalıkları’ denildiğinde çok değil, bundan yaklaşık iki yıl öncesine dek sadece şirketler geliyordu aklımıza. Ancak Covid-19 pandemisi tüm dünyada pek çok rutini temelden, üstelik bazılarını kalıcı olarak değiştirdi. Çoğu şirketin ‘evden çalışma’ yöntemine geçiş yapması, pandeminin belki de en kalıcı değişimi oldu.
Evden çalışmak başlarda konforlu gibi görünse de, ofisin tüm sorunlarını evlerimize taşımasının yanı sıra çok daha fazla iş yapmamıza neden olarak aslında hiç de öyle olmadığını gösterdi. Örneğin artık el, kol ve omuzlarımızı daha çok kullanmak zorunda kalıyoruz. Hayatımızın ortasına yerleşen pandemi süreci ile birlikte ofis hastalıkları artık ofisin dışına çıkmış durumda. İnternetin yoğun kullanımı ile evlerimiz sadece ofisimiz değil, aynı zamanda okulumuz, spor salonumuz, oyun parkımız, alışveriş merkezimiz ve sosyal alanımız oldu. Hayatın bu şekilde devam edebilmesi için gereken temizlik, yemek gibi temel ihtiyaçları da göz önüne aldığımızda, eskiden ağırlıklı olarak masa başı çalışanlarda görülen el, kol ve omuz sorunları artık daha geniş bir kitle ve yaş aralığında gözlenir oldu.Bilgisayar ve akıllı telefon gibi cihazları kullanırken uzun süre hareketsiz kalmak veya iş ortamında tekrarlanan zorlayıcı hareketler; omuz, dirsek ya da el bileğinden geçen sinirlerin sıkışmalarına yol açabiliyor. Uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmak, zamanla sinirlerin içinden geçtikleri kanallara yapışmalarına, tekrarlanan hareketler ise yapışan sinirlerin yıpranmalarına neden olabiliyor. Sıkışan sinirler da kendini ağrı, uyuşma ve güç kaybıyla gösteriyor.
Tendinit; el ve kollarımıza hareket veren kasların ‘tendon’ denilen lifleri ile bu liflerin kemiğe yapıştığı yerlerin iltihabı olarak tanımlanıyor. Bu iltihaplanma günümüzde en sık el ve kol kaslarının, örneğin akıllı telefonumuzu sürekli elimizde tutmamız nedeniyle devamlı kasılı kalmaları ya da bu kaslarımızın bilgisayarda yazı yazmak gibi sürekli aynı işleri tekrarlamaları nedeniyle gelişiyor. Kaslara sürekli ve tekrarlayan yüklenmeler de kas liflerinde gözle görünmeyen yırtıklara yol açabiliyor. Tendinit, el ve kollarda kullanım ağrısı ile özellikle sabah sertliğiyle kendini gösteriyor. Yavaş seyirli hastalık olmasına karşın hastanın gündelik hayatını olumsuz etkileyebiliyor.
Tetik parmak; uzun süren tendinitler sonrası ellerimize hareket veren kas liflerinin kalınlaşarak içinden geçtikleri kanallara takılmasıdır. Kendini parmaklarda takılma, kilitlenme ve ağrıyla gösteriyor. Tetik parmak, bilgisayar ve akıllı telefonda uzun yıllar aynı hareketi yapan el parmaklarında sıklıkla görülüyor.
Tüm eklemlerimiz kıkırdak adı verilen ve hareketi kolaylaştıran bir yüzey kaplamasından oluşuyor. Kıkırdak, ince yapısına rağmen oldukça dirençli bir doku aslında. Ancak bir kez yaralandığında kendini iyileştirme kabiliyeti sınırlı oluyor. Bilgisayar ve akıllı telefon kullanımında aşırı ve tekrarlayan parmak hareketleri eklemlerdeki kıkırdağın yıllar içinde aşınmasına ve altındaki kemiğin açığa çıkmasına yol açabiliyor. Kireçlenme; kemiğin sürtünmesi, eklemlerin ağrılı olması ve en sonunda parmakların eğilmesiyle sonuçlanıyor.
Uzun süre bilgisayar veya akıllı telefon kullanmak gibi ellerimizi devamlı zorlayan hareketler yapmamız parmak eklemlerinin sertleşmesi ve onları birbirine bağlayan bağların devamlı burkulmasıyla sonuçlanabiliyor. Bu kronik burkulmalar bir müddet sonra esneklik kaybına, eklem hareketlerinin kısıtlanmasına ve ağrıya neden olabiliyor. Zorlayıcı kullanım devam ederse eklemlerde kistler oluşabiliyor. Kistler parmaklarda hareket ağrısı ve sabah sertliğiyle kendini gösteriyor.
Omuz bölgesi kasları; kola hareket veren ve omuz eklemini yerinde tutan kas grubunu oluşturuyor. Ofis haline dönüşen evimizde gün içinde yaptığımız temizlik ya da eşyaları indirme kaldırma gibi tekrarlayan hareketlerimiz bu kasları zorlayabiliyor. Zamanla kaslar kemiğe yapışma yerinden sökülüyor. Kemiğe yapışma yerinde yırtık olduğu için vücudumuzun bu yırtığı iyileştirme kabiliyeti sınırlı oluyor. Yeterince iyileşmeyen yırtık omuz içinde kronik bir yara gibi devamlı ağrımaya ve hareketi de bozarak gündelik aktiviteyi kısıtlamaya başlıyor. Daha kötüsü, aktif kullanım devam ettiği için omuz kasındaki bu yırtık büyüyor.’’ diyor.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Avrupa Gazetesi Tekirdağ