Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 21.10.2021 147 Görüntüleme

Kemik erimesi

Halk arasında ‘’kemik erimesi’’ olarak bilinen osteoporoz kemik yoğunluğundaki aşırı düşüş nedeniyle kemiklerin çok daha kırılgan bir yapıya dönüşmesi anlamına geliyor.

Uzmanlar, ‘‘Sağlıklı ve genç kemiklerin güçlü kolajen liflerine bağlı mineraller ve çoğunlukla da kalsiyum tuzlarından oluşan bir yapısı bulunuyor.  Yaşlanmayla birlikte bu yapının gücünü kaybederek zayıflıyor ve dayanıksızlaşıyor. Osteoporoz kemik yoğunluğundaki aşırı düşüş nedeniyle kemiklerin çok daha kırılgan bir yapıya dönüşmesi anlamına geliyor. Kemik erimesi olarak bilinen osteoporozda kemiklerin içlerinde boşluklar oluşarak yoğunlukları azalıyor, bu da kırılmaya ve çatlamaya yatkın hale gelmelerine neden oluyor.
50 yaşın üstündeki her üç kadından birinde ve her beş erkeğin birinde osteoporoz görülür. Kadınlar yaşam boyu kemik kütlelerinin %40-50’sini, erkekler ise %20-30’unu kaybederler. Beyaz veya asya kökenli, sarışın mavi gözlü, ince ciltli, minyon tipli olma, ailede Osteoporoz öyküsü bulunanlar, geç veya düzensiz adet görme, erken menopoz, beslenme durumu, aşırı alkol, kahve ve tuz tüketimi, sigara kullanımı risk faktörleri arasındadır. Tanısı kemik yoğunluğunun ölçülmesi ile konur. Bunun için birçok teknik bulunsa da en çok kullanılan yöntem DEXA’dır. Kliniği kemik direncinin düşmesine bağlı ortaya çıkan kırıklar ile seyreder.
Osteoporozun ilerlemesi durumunda hastalarda omurga içerisinde kırık veya çökmüş bir omurun neden olduğu bel ağrıları, kemiklerin eğrilmesine bağlı olarak boy kısalması, kamburlaşma, çarpık duruş, basit hareketlerde bile ortaya çıkabilen kırılma ve çatlamalar görüldüğünün altını çiziyor.’’ diyor.

Belirtilerin ancak osteoporozun ileri seviyelere ulaştığı ve kemik hasarlarının oluşmaya başladığı dönemlerde kendini gösterebilecek semptomlar olduğunu hatırlatan uzmanlar, ‘‘hastalığın bu aşamaya geldikten sonra kemiklerde oluşan hasarın geri döndürülebilmesinin büyük ölçüde mümkün olmadığa dikkat çekiyor. Bu nedenle ileri yaşlardaki bireylerin bu hastalığa yakalanmamak için gerekli yaşam tarzı değişikliklerini uygulaması önemli. Beslenme düzenine dikkat etmek ve düzenli olarak spor yapmak gereklidir. Menopoz sonrası dönemdeki kadınlar hekimlerinin önereceği aralıklar ile kemik yoğunluğuna ilişkin tarama testlerini yaptırmalı.’’ diyor.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Başka dost yok..

Başka dost yok..

Avrupa Gazetesi Tekirdağ