Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 20.10.2021 140 Görüntüleme

Kat kat giyinin

Soğuk algınlığı, grip, boğaz enfeksiyonu, norovirüs ishali, akut bronşit, alerjik astım, zatürre ve sinüzit… Her mevsim kendi hastalıklarını beraberinde getiriyor. En sık da üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülüyor sonbahar mevsiminde. Sıcak yaz günlerinden serin havalara geçerken vücudumuz bu değişime uyum sağlamakta zorlanınca, hastalıklar da kapımızı çalmaya başlıyor.
Uzmanlar, ‘‘çoğumuz mevsim geçişlerinde pek çok mikrobik hastalığa yakalanıyoruz. Özellikle viral enfeksiyonlar kolayca bulaşıyor ve bu durum yaşlılar, küçük çocuklar ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Sonbaharda artış gösteren hastalıklardan korunmada ise güçlü bir bağışıklık sistemi kilit rol üstleniyor. Maske ve sosyal mesafe şart: Virüs ve bakterilerin bulaşmalarını önlemek için kapalı alanlarda maske kullanmaya özen gösterin, diğer insanlarla aranızdaki 1.5 metre mesafeyi mutlaka koruyun.
Hijyen çok önemli: Kirli ortamlarda virüs ve bakterilerin bulaşma riskinin artması nedeniyle yaşam alanınız temiz ve düzenli olsun.
Odanızı havalandırın: Odayı havalandırmak, ortamdaki oksijen konsantrasyonunu artırarak, anaerob organizmaların, yani oksijen olmayan ortamlarda hücresel solunum yapan bakterilerin yok olmasını sağlıyor. Dolayısıyla bulunduğunuz odayı her gün 2 kez 10 dakika süreyle havalandırın.
Kalabalık ortamlarda bulunmayın: Virüs ve bakteriler kolayca bulaşabildikleri için kalabalık ortamlarda zaman geçirmekten kaçının.
Gözlerinizi ovuşturmayın: Virüs ve bakteriler; ağız, burun ile göz yoluyla vücudumuza giriyor. Dolayısıyla bir yere dokunduktan sonra ellerinizle; ağız ve burnunuzu ellemeyin, gözlerinizi ovuşturmayın.
Ellerinizi mutlaka yıkayın: Ellerinizi dışardan gelir gelmez, tuvaleti kullandıktan sonra, yemek yemeden ve yiyecek hazırlamadan önce, 20 saniye boyunca iyice yıkayın. Sık sık dezenfekte edin: Tuvaletlerinizi sık sık dezenfektanlarla temizleyin. Ayrıca kapı kollarını, mutfak tezgahını, giriş kapısındaki antreyi ve diğer sık dokunulan yüzeyleri de düzenli olarak dezenfekte edin. Dışarıdan gelince duş alın: Dışarıda yüzünüze, ellerinize, gövdenize ve saçlarınıza birçok mikroorganizma ile artık bulaşıyor. Bu nedenle dışarıda zaman geçirdikten sonra, evinizde mutlaka duş alın. Sıcak – tuzlu suyla gargara yapın: Boğazda biriken kötü mukuslar, yani salgılar tıkaçlar oluşturarak ya da uygun konak alanları yaratarak hastalanmamıza neden oluyor. Kötü mukustan kurtulmak için günde 2 kez sıcak-tuzlu suyla gargara yapmanızda fayda var. Hastalandığınızda da aynı işlemi tekrarlamanız, çabuk iyileşmenize yardımcı olacaktır. Tuzlu su spreyi kullanın: Burnumuzun nemi, soluma havasındaki mikroorganizmaları bir tuzak gibi yakalıyor. Tuzlu su spreyleriyle burnunuzu nemli tutun. Bu işlemi, sonbahar ve kış mevsimlerinde, her gün, sabah ve akşam yapabilirsiniz. C vitamini şart: C vitamininin en önemli özelliği, bağışıklık sistemini güçlendirmesi. Portakal, limon, mandalina, nar, kuşburnu, yeşilbiber, maydanoz, roka, ıspanak ve karnabahar gibi C vitamininden zengin sebze ile meyveleri düzenli olarak tüketin. Suyunuz soğuk değil, ılık olsun: Mukoza, solunum ile sindirim sisteminin iç yüzeyini döşeyen ve mukus salgılayan zara benzeyen bir yapıdır. Salgıladığı IgA türü antikorlarıyla enfeksiyonlara karşı savaşmak gibi önemli bir işlevi var. Solunum yollarındaki mukozanın direncini düşürdükleri için soğuk su ve meşrubat içmekten kaçının. Sıcak ve ılık sıvılar ise mukozanızın direncini düşürmezler. Sık sık sıvı tüketin: Solunum yolu mukozasının salgıları, mikroorganizmaların bu alanlara yerleşmelerine engel olan peptit, bir başka deyişle protein yapıda birçok madde salgılıyor. Bu maddelerin solunum yolunda ince bir film tabaka halinde yer almaları, savunma mekanizmalarını güçlendiriyor. Ancak, yetersiz sıvı almak peptit yapıdaki maddelerin kalınlaşmalarına yol açıyor ve bunun sonucunda mukozanın savunma işlevleri bozuluyor. Bu nedenle her gün bol sıvı tüketerek, örneğin günde en az 2 litre su içerek, bu bölgelerdeki salgıların ince kalmalarını sağlayın. Alerjiye dikkat: Alerjiler, ciddi bir sağlık tehdidi olmayan toz ve polen gibi maddelerin bağışıklık sistemimizi boş yere meşgul ettiği hastalıklardır. Bağışıklık sisteminizi gerçekten tehdit olmayan konularla meşgul etmemek için alerjiniz olan yiyecekleri yemekten kaçının. Balığı iyice pişirin: Erişkin ve çocuklarda gelişen ishallerin önemli bir bölümünün sorumlusu olan norovirüs 60 santigrat dereceye kadar sıcaklıklarda hayatta kalabiliyor. Özellikle pişirilmemiş deniz ürünleri (sushi gibi) bu virüs için bir konakçı görevi görebiliyor. Bu nedenle deniz ürünlerini iyice pişirmeye özen gösterin. Çok katlı giyinin: Soğuk havalarda, kalın veya çok katlı giyinmeye özen gösterin. Tek katlı kalın bir kazağa göre, üst üste giyilmiş 2 gömlek soğuk havadan daha çok koruyor. Bunun nedeni ise gömleklerin arasında bulunan havanın çok iyi bir yalıtım sağlaması. Uykuya dikkat: Bağışıklık sisteminin güçlü olmasında düzenli uyku son derece önemli bir role sahip. Yapılan çalışmalara göre; günde 6 saatten az uyuyan kişilerin 7 saatten fazla uyuyan kişilere nazaran soğuk algınlığına yakalanma riskleri yaklaşık 4 kat fazla oluyor.’’ diyor.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Avrupa Gazetesi Tekirdağ