Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 17.06.2021 120 Görüntüleme

Gençler neden ‘ev genci’ oluyor?

 

 
 
Türkiye’de ‘ev genci’ olarak kullanılan kavram, ‘ne okuyan, ne çalışan ne de iş arayan’ ya da başka bir deyişle ‘ne istihdamda ne eğitimde’ anlamlarına geliyor. Türkiye’nin yüzde 33’lük oran ile Avrupa ülkeleri arasında ev genci sayısının en yüksek olduğu ülke olduğunu vurgulayan uzmanlar, Türkiye’nin aynı zamanda dünya genelinde de hatırı sayılır bir biçimde listede ön sıralarda yer aldığını ifade ediyor. Uzmanlar; gençlerin yaşam memnuniyetlerinde düşüş, beklentilerle ilgili karamsarlıklar, yalnızlık ve mutsuzluk hissiyatında artış yaşanması gibi nedenlerle ev genci olduklarına dikkat çekiyor. Türkiye’nin İngiltere gibi bu konuda iyileştirme yapabilmesi için 5-10 yıl ve üzerini kapsayan ciddi projeler uygulaması gerekiyor.

Türkçe’de ‘ev genci’ olarak kullandığımız kavram ne okuyan, ne çalışan ne de iş arayan’ ya da başka bir deyişle ‘ne istihdamda ne eğitimde’ anlamlarına geliyor. Günümüzde bu kavramın çokça konuşulmasının başlıca sebeplerinden biri ise yapılan araştırmalara göre Avrupa ülkeleri arasında ev genci sayısının en yüksek olduğu yerin yüzde 33.3’lük oran ile Türkiye olmasıdır. Ayrıca ülkemiz dünya genelinde de hatırı sayılır bir biçimde listede ön sıralarda yerini alıyor. Bu durum bizlere Türkiye’de gençleri ve onların sorunlarını daha iyi anlamamız, yorumlamamız ve mümkün olduğu kadar hızlı bir biçimde çözüm üretmemiz gerektiğine işaret ediyor.
Uzmanlar, ‘‘Bir yandan gelecekleri ile ilgili karar vermekte zorluk yaşayan ve ancak doğru yönlendirme ile amaçlarını bulabilecek bir grup var, diğer yandan bir sınava hazırlanırken, bir eğitimden diğerine geçerken ya da iş değiştirirken bir süreliğine beklemek zorunda kalan geçici ev gençleri grubu var. Toplumsal açıdan ivedilikle çözüm üretilmesi gereken kişiler ise yaşıtları ile eşit fırsatlara ulaşma şansı olmayan, çoğu kez dezavantajlı ailelerde büyüyen ve göz ardı edilen ya da toplumda görülmeyen gençlerin oluşturduğu gruptur. Özetle imkânsızlık ve amaçsızlık ev genci kavramında en fazla öne çıkan sebepler olarak düşünülebilir.
İstatistiklere ülkemiz perspektifinden bakacak olursak;
– Gençlerin yaşam memnuniyetlerinde düşüş olduğu,
– Yalnızlık ve mutsuzluk hissiyatında artış yaşandığı,
– Gençlerin gelecek beklentileri konusunda karamsar olma eğiliminde oldukları,
– Yaşam memnuniyeti ile iş güvencesi ve maddi istikrar arasında güçlü bir bağlantı kurdukları,
– Türkiye’de de dünya genelinde olduğu gibi kadınlarda ev genci oranının erkeklere göre çok daha yüksek olduğu (Örneğin 2019’da kadınların oranı yüzde 41 iken erkeklerdeki oran yüzde 18’dir)

Günümüzde Türkiye’deki oranların dünya ortalamasının çok üzerinde olduğunu var sayarsak  bizler de bir iyileştirme yapmak istiyorsak en az 5-10 hatta daha da fazla yılı kapsayan ciddi bir proje üzerinde çalışmaya başlamak zorundayız. Gençlerin nitelikli eğitime ulaşması sağlanmalı, finansal, duygusal, ekonomik ve sosyal ihtiyaçları karşılanmalıdır. Bu gençler kırılgan, gelecekten umutsuz, toplumun ötekisi olmaya itilmiş yetişkinler olmaya mahkum edilmemeli. Bu konuda hepimizin büyük sorumlulukları var.’’ diyor.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

  Tatilde sağlıklı beslenme

  Tatilde sağlıklı beslenme

Avrupa Gazetesi Tekirdağ