Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 17.06.2021 113 Görüntüleme

Baba-çocuk ilişkisi

Bir çocuğun babasıyla bebekliğinden itibaren başlayan ilişkisi onu geleceğe hazırlıyor. Babasıyla arasındaki ilişki ne kadar sağlam ve sağlıklı olursa çocuk da o kadar sağlıklı bir birey oluyor. “Sevmek, zaman ayırmak, önem vermek, onu anlamaya çalışmak çocuğunuzu gelecekte daha iyi bir yetişkinlik dönemine atılmasına yardımcı olacak ve aranızdaki bağları güçlü kılacaktır. İletişim her alanda önemli olduğu gibi baba ile çocuk arasındaki yakınlaşmanın, anlaşılmanın da temelini oluşturuyor. Çocuğun hayatı anlaması, doğru ve yanlış olanı ayırt edebilmesi için rehber olarak alınan, otorite olan baba ile arasındaki iletişimin sağlıklı olması gerekiyor.

Uzmanlar, ‘‘Çocuklar doğduğu andan itibaren hayatı anlamaya, anlamlandırmaya ve öğrenmeye başlıyor. Bebeklik dönemi dediğimiz dönemde çocuklar sözsüz iletişimle ilişki kuruyor. Çocukların en hızlı öğrenme yolunun ‘görerek öğrenme’ olduğu biliniyor. Yani babaların çocuklarına karşı davranışları, öğretileri, çocuklarının hayat tecrübeleri arasında yerini almaya başlaması kaçınılmaz oluyor. Baba olarak çocuğunuzu geleceğe hazırlamak, doğru olanı öğretmek istiyorsanız bunu kendi davranışlarınızdan başlayarak yapmalısınız.
Baba- çocuk ilişkisindeki iki büyük yanlışı ise şöyledir. Sevgimi göstermesem de o onu ne kadar çok sevdiğimi biliyor” ve” Sevgimi çok göstermezsem bana saygı duyar veya şımarmaz” düşünceleri maalesef yanlıştır. Çocuğunuzu sevmek ve bunu fiziksel olarak ona hissettirmek, onun onaylanma ve kabul görme hissini güçlendirerek, daha sevgi dolu bir birey olarak hayatını ve insan ilişkilerini olumlu yönde etkiler. Sevilme, onaylanma duygusu insanın varoluşundan bu yana en önemli ihtiyaçları arasında yer alır. Çocuk sevildiğini, anlaşıldığını, kendisinin söz sahibi olduğunu bildiği bir ortamda özerkliğini yani sağlıklı ayrışmayı sağlayacak güce ulaşır ve hayata hazırlanırken kendini daha rahat ifade eden bir bireye dönüşür. Ayrıca korku veya sevgisizlik bir otorite olarak görülebilir. Çocuğa sınır koyabilirsiniz ama bunlar tartışmaya kapalı, çocuğa söz hakkı verilmeyen sınırlar olmamalıdır. Örneğin çocuğa herhangi bir konuda, ‘Bunu yapma’ demek yerine, ona seçenek sunabilirsiniz. Böyleve yapacağı olumlu veya olumsuz davranışın sorumluluğunu almasını ve bunun sonucunda etkilenecek kişinin o olduğunu anlamasını sağlayabilirsiniz. Fakat korku veya sevgisizlikle bunu yapamazsınız.
Toplum içinde verilen öğütlerin veya çocuğun hatalarının deşifre edilmesinin baba ve çocuk arasında güvensizliğe neden olabilir. Toplum içinde verilen öğüt aslında yıkıcı bir güven kaybına, çocukta suçluluk duygusu ve babaya karşı öfkeyi beraberinde getirebilir. Unutulmaması gerekir ki; topluma çocuğunu kazandırmak isteyen bir baba; anlattıkları ve çocuğuna kazandırmak istediği davranışları, önce kendisi uygulamalıdır. Yoksa çocuk için bir çelişki ortamı oluşabilir ve hayata hazırladığınız konulara karşı verdiğiniz öğretiler değer kaybedebilir.
Baba ve çocuğun birlikte geçireceği kaliteli zaman aralarındaki bağı güçlendirecektir.

Sevmek, zaman ayırmak, önem vermek, onu anlamaya çalışmak çocuğunuzu gelecekte daha iyi bir yetişkinlik dönemine atılmasına yardımcı olacak ve aranızdaki bağları güçlü kılacaktır. Yarınlarımız olan çocuklarımıza sevgi dolu bir yaşam bırakmak için; çocuklarımızı sevgi dolu bir ortamda ve sevildiklerini hissettirerek büyütmeliyiz.’’ diyor.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

THY ve yerel gazeteler…

THY ve yerel gazeteler…

Avrupa Gazetesi Tekirdağ