Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 11.01.2018 125 Görüntüleme

Siyaset panoramasına bakarak…

İktidar çevreleri her ne kadar “erken seçim yok” diye açıklama yapadursun; siyaset barometresinde ve piyasasında esen rüzgara göre ufukta “baskın seçim” var gibi…
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Başbakan Binali Yıldırım’ın günaşırı il il dolaşıp seçmenlerle yaptıkları buluşmaları başka türlü yorumlamak mümkün mü?
AKP, siyasal propaganda teknikleri/yöntemleri bakımından muhalefet partilerinin bu alandaki zaaflarını görerek bir boksör gibi hep bu zayıf alanına çalışıyor. Seçmenle olan diyalogunu canlı/diri tutmanın, seçmeni partiye çekmenin yöntemini daha iyi biliyor.
Ayrıca, seçme hakkı kazanacak gençleri yakın takibe alıp, parti gençlik kollarına katmakta da diğer partilere fark attığı inkar edilemeyecek bir gerçek.
AKP, iktidar olmanın da avantajıyla seçmeniyle olan ilişkisini/bağını seçim dönemi heyecanı düzeyinde tutarak kayıp yaşamamanın önlemini böylece almak istiyor.
AKP Gençlik Kolları, partiye yönelik yeni seçmen getiren/besleyen bir kaynak görünümünde bugünlerde.
Bu durum, 1957 sonrası DP iktidarı dönemini anımsatıyor. O yıllarda muhalefetteki CHP’nin gençliğe ilgisi ve onları partiye çekme/bağlama açısından yoğun bir çabası/çalışması vardı. Aynı heyecanın bugün var mı?
Aksine bugün AKP il ve ilçe kongreleri yanında “ gençlik kolları” kongrelerini de yaparak gelecek bir erken, baskın ya da normal seçim için kadrolarını diri/canlı, hazır bulundurmanın avantajını yaşamak istediği gün gibi ortada.
Peki, muhalefet partileri?..
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın polemiklerine yanıt verme yarışındaki CHP’nin; “ana muhalefet” partisi ve ülkeye demokrasiyi getiren parti olarak; hakarete varan karşılıklı siyasal atışmaları frenleyip, demokrasi öğretici ve devlet savunuculuğu rolünü üstlenmeli…
Siyaseti sadece yaşanan olaylar üzerinden kurgulayıp sonuca gitmek; demokrasi kültürünün sağlam şekilde yerleştiği/yaşandığı toplumlarda olur ya da düşünülür. Bizim gibi, henüz demokrasisi yerleşmemiş, bu aydınlığı yakalayamamış toplumlarda seçimden-seçime seçmenle diyaloğa geçen partilerin başarılı olacağına inanmak hayalcilik olur ancak.
CHP’de geçmişteki gençliğe ve halka yönelik çalışmalarda tavşana olduğu manzarası var.
İyi Parti ve MHP için önümüzdeki seçimler “hayat-memat meselesi”… İyi Parti lideri Akşener, bugünkü performansını daha da yukarılara çekmek zorunda. Çünkü, ani bir seçim kararı partisini ifadede yeterli zamanı bulamaz ve özlediği sonucu bu tempoyla alamaz. MHP’nin varlığı ise iktidar partisi AKP ile kuracağı “siyasi birlik”e bağlı.
Bizce siyaset piyasası bu görüntüde şimdilik.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Çok önemli bir savaş…

Çok önemli bir savaş…

Avrupa Gazetesi Tekirdağ