Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 11.10.2019 192 Görüntüleme

O zaman huzur ortamı başlar…

Doğu Karadeniz halkı yağmurla barışık ama riskli/tehlikeli bir ortamda yaşamını sürdürüyor. Ülkemizin en çok yağmur alan bölgesi olması nedeniyle de; burada bitey örtüsü zenginliği/güzelliği hayranlık yaratıyor, farklılık gösteriyor.
Yağmur hemen her mevsim yağdığı için sel, heyelan olayları da sık sık yaşanıyor bu bölgede.
Aşırı yağmur nedeniyle kayan arazi/toprak, heyelan nedeniyle evler yıkılıyor, toprak altında kalıyor.
Haneler sönüyor, her seferinde ölümlü olaylar yaşanıyor.
Dereler taşıyor, tarlaları/bahçeleri ürünüyle birlikte alıp götürüyor.
Her yağmurun sel; selin ise toprak kaymasına/heyelana neden olacağının korkusu yaşanır bu Karadeniz’de…
Kısacası, Doğu Karadeniz’de doğa güzellikleri vardır ama, yaşayan insanlar için bu yaşam, riskli bir süreçtir ayrıca.
Çoğunlukla her yıl; Trabzon’da, Rize’de heyelan olayları yaşanır. Bir gazetede okumuştum, Trabzon’un Arsin ilçesinde yaşanan küçük bir heyelan olayında -bereket versin- hane sahipleri önceden haberdar edildi de 9 ev boşaltıldı.
Evler oturulamaz duruma geldi. Ancak, bölgede heyelan devam ediyormuş..
Fındık bahçelerinde geniş çaplı fay/yarık oluşmuş… Faylar nedeniyle de ulaşım sıkıntısı yaşanıyormuş.
Konuyla ilgili olup bölgede görev yapan devlet görevlilerinin çok uyanık olmaları gereken bir mevsimi yaşıyoruz. Sel, heyelan öncesinde alınacak her önlemin can ve mal kaybını, felaketi önleyeceğini tabii ki görevliler biliyorlar. Ama bu konuda “uz görüşlülük” konusu var.
“Ben önlemimi aldım” demek hiç bir zaman rahat olmayı/uyumayı gerektirmiyor.
Gerektirmez de…
Çünkü, doğa her zaman güçlü ve affetmez olarak insanın önüne çıkar. İnsan ise; bu yakıcı/yıkıcı/tahrip edici güce karşı önlemi aklıyla alır.
O bakımdan öyle umuyorum ki; görevliler/ilgililer ülkemizde sadece Karadeniz’in arızalı doğa yapısından kaynaklanan sel ve heyelan olayları için bölge özellikli önleme çözümleri geliştirir ve alırlar.
İhmalin her zaman can ve mal kaybı olduğunu çok gördük/yaşadık.
Fi tarihinde Trabzon Çatak mevkiinde büyük bir heyelan yaşanmış, 60’dan fazla yurttaşımızı yitirmiştik. Olay öncesi köyün muhtarı heyelan olacağını ilgililere dilekçeyle resmen bildirmişti.
Aldığı yanıt, “Burada heyelan olmayacak. Öyle bir işaret yok” şeklindeydi, ama bir ay geçmeden Çatak’taki toprak kaymasında 60’dan fazla yurttaşımızla birlikte muhtar da can vermişti.
Bu ihmalden kaynaklana bir vebaldir ilgililer için.
Devlet görevi ehil ellerde olduğu zaman yurttaşın huzurlu yaşamı o noktada başlar.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Avrupa Gazetesi Tekirdağ