Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 8.06.2019 107 Görüntüleme

KURNAZ KADINLARDAN NAFAKA TİCARETİ…

-Ülkemiz de kadına yönelik şiddet ve insan hakları ihlali daha fazla görünmektedir maalesef. -Az çekmedi kadınlarımız. Kadın Türkiye’de fazlasıyla yıprandı, ikinci sınıf bir vatandaş oldu mağdur edildi. Bu durumu öncelikle görmek zorundayız. Tabiri caiz ise “Anadolu kadını” dediğimiz şevkatli, kendinden ödün veren, çok yorulan, yıpratılan çok fazla sayıda kadınlarımız var. Ve bu kadınlar kendilerine değer vermeyen eşleri tarafından mağduriyetle yaşatıldılar uzun yıllar. -Kadınlar mağdur olmasın diye kanunlar da ciddi yenilikler yapıldı. Kadınların korunmasını hedefleyen bu kanunlar, kadın mağdurların sayılarını azaltmadığı gibi birde ‘’Erkek Mağduriyetini’’ ortaya çıkardı! -Evet, yanlış okumadınız! Nafaka adı altında sömürülen erkek mağdurlar da var günümüzde ne yazık ki. -Nasıl mı? -Öncelikle okurlarımıza şunu sormak istiyorum Türkiye’de vatandaş kavramının içinde erkekler de yok mu? Aile Mahkemeleri sadece kadınları mağdur gösterip her isteklerini onaylatabileceği noterlik görevini mi yürütüyor ? -Türkiye’de mavi nüfus cüzdanı taşımak suç mu oldu? -Eşitlik adı altında eve bakmakla yükümlü bırakılan taraf hep erkekler oluyor. Boşanma davalarında hataların eşit olması gerekirken hep cezalandırılan erkekler oluyor. Mahkemeye sunulan kanıtları ve şahit beyanları yok sayılan yine erkekler oluyor maalesef. -Asgari ücret olan kazancının neredeyse yarısından fazlasını boşandığı eşine yeni hayatında yeni evliliğinin hazırlık parasını ödemek zorunda kalan yine erkekler. Kadının muhtaç olduğunu düşünerek boşanma sonrası soyulup soğana çevrilerek yeni bir hayat kurma şansı elinden alınan erkek oluyor. Madem ki yaradılışta kadının erkeğe, erkeğinde kadına ihtiyacı var birbirlerini tamamlıyorlar o zaman bu nasıl eşitlik oluyor? -Kadınların boşanma davası açarsam nasılsa ben kazanırım çocuğu da göstermem diyerek kanunları ardına alarak erkekleri tehdit etmeye hakkı var mı? -Değerli okurlarımız. Nafaka adı altında eşitlik ilkesi ile hiçbir bağı olmayan gelir kapısı nedeniyle boşanmaların arttığını biliyor musunuz? -Boşanmış kadınların Aile Mahkemeleri kararları ile alınan nafakalar sonucunda nasılsa asgari ücretten fazla gelirim var neden çalışayım dediklerini biliyor musunuz? -Keza bu kadınların imam nikahı ile yaşayıp geçimini de eski eşinden sağladığından da haberiniz var mı? – Kadınların yaşamak için bu nafakaya ihtiyacı var derken nafaka ödeyebilmek için çocuklarına para ayıramayan, çocuklarının ihtiyaçlarına yetişemeyen babaların çocuklarının yetim gibi büyütülmek zorunda kalması babalar üzerinde nasıl bir psikolojik etki yarattığının farkındamısınız? -Geçmişi mahvolmuş bir babanın bir erkeğin geleceğinin de yasal olarak kanun destekli yok oluşu neleri getirir? -Çocuklarını eski eşinin gayrı meşru eşi tarafından büyütülmek zorunda kalan babaların neler hissettiğini neler düşündüğünü biliyor musunuz? -Üstelik bu durumdaki babaların bu gayrı meşru ilişkilerin geçimini sağlamak zorunda bırakılması sonucunda çocuğunu baba gibi değil de uzaktan bir akraba gibi belli zamanlarda görüp, çocuğu sadece para isteyip ve babasının yüzüne seni görmek istemiyorum, senden korkuyorum, bir daha gelmeni istemiyorum demesini nereye kadar taşıyabilir ve bir baba yine de evlatlarının psikolojisi bozulmasın diye nereye kadar susabilir. Olaylara kadın erkek meselesi yerine iki insan olarak bakmak çözümün başlangıcı olabilir. Gerçekten haksızlığa uğrayan kadınların asla hiç sesini çıkarmadığını ancak, hiç sorun yaşamayan kadınların sırf erkekleri ezebilmek ve intikam alabilmek için kanunları kullandığını biliyor musunuz? -Algı yöntemi ile abartarak anlattığı ve önemli detaylarını gizlediği olayları bu erkek ezme isteğine sahip kadın gruplarının olduğunu biliyor musunuz? -Bu düşüncede olan kadınların kanunlardan destek alarak mahkeme de nasılsa ben kazanırım düşüncesi ile boşanmaya çalıştıkları eşini tehdit ettiğini ve psikolojik şiddette sınır tanımadığını bilmenizi isterim.. – Eşine hayatında bir kez dahi vurmamış erkekler, bazı hırslı avukatların davayı kazanmak adına, müvekkillerini dayak mağduru göstermesi de ayrı bir acı hikaye. Eşine şiddet uygulamadığı halde, sırf intikam olsun diye babalar çocuklarından uzaklaştırılıyor.
-Ve asgari ücretle çalışan erkeklerin tedbir nafakası, aylık ödemesi gereken nafaka paralarını ödeyemediği için evine önce icra takibi başlatılıp ve sonrasında 3 ay hapis cezasına çarptırılarak ve buda yetmezmiş gibi ‘’nafaka faizi’’ gibi saçma bir durumla karşı karşıya kalıyorlar maalesef, ve cezaevinde olduğundan dolayı işinden de atılıyor, peki böyle saçma bir durumda mağdur olan taraf kim oluyor sizce ? -Tedbir nafakası ve boşanma sonrası ödenmesi gereken tazminatlar ve aylık nafakalar yüzünden erkekler perişan oluyorlar. Bir kaç yıl evli kaldığı kadını bir ömür boyu sırtında taşıması gerektiği kararını hangi vijdan veriyor? -Boşandığı eşinden aldığı parayla başka kişilerle birliktelik yaşayan kadın “iyi anne” sayılırken, çalışan anne olmasına rağmen çocuğunun her türlü maddi ihtiyacını babadan temin etmeye ve çocukları babaya karşı nefretle doldurarak, kendisi rahat yaşam peşinde hayatını yaşamaya devam eden kadın, özleyip görmesine engel olunan babanın “kötü adam, kötü baba” olduğunun kararı kime ve neye göre veriliyor? -Bu yeni getirilen kanunlar ezilen kadını koruyamadığı gibi tam tersine gözü açık, erkekle baş etme kapasitesi yüksek, evlilik ilişkisini ticarete dökmüş kötü niyetli kadınların daha çok işine yaradı. Bana göre ‘’Anadolu Annesine’’ fazla bir şey getirmedi. -Türkiye’de bir erkek boşanma davasıyla karşı karşıya kaldığında ister erkek boşanmak istesin, ister kadın hiç fark etmez erkek bu davaya yenik başlar. -Boşanmalarda erkek her şartta suçlu görülüyor. -Yapılan çalışmalar iyi niyetli olacak şekilde devam etmeli. Ancak kadın mağduriyetini ortadan kaldırıyoruz diye erkek mağduriyeti de oluşturulmamalı.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

TOPYEKÜN SAVAŞ…

TOPYEKÜN SAVAŞ…

Avrupa Gazetesi Tekirdağ