Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 14.03.2019 54 Görüntüleme

Keşif: KÜPE

Hemen her kültürel gelişmede olduğu gibi küpeye de ilk önce Mısırlılarda rastlanıyor.
Önceleri çok büyük çapta olan altın halkaların yerlerini zamanla daha küçük askı şeklindeki küpeler alıyorlar. Küpenin kulak memesine takılmasının sebebi burada derhal göze çarpması olabilir, kulak memelerinin rahatlıkla delinebilmesi de olabilir.
Zaten anatomik olarak kulak memelerinin farklı ne işe yaradıkları anlaşılabilmiş değildir.
Küpe Kültürü
Hemen her kültürel gelişmede bulunduğu gibi küpeye de ilk evvel Mısırlılarda rastlanıyor.
Önceleri defa devasa çapta olan altın halkaların yerlerini zaman içinde henüz ufak askı şeklindeki küpeler alıyorlar.
Babilliler ve ardından Asya medeniyetlerinde küpe yanlızca erkeklerin taktığı ve toplum içindeki rütbeyi bildiren bir takı oluyor. Altın işlemeciliği sanatı geliştikçe de henüz zarif duruma geliyor.
Yunanlar çıngıraklı altın küpeler kullanırlarken Romalılar küpelerin üzerine kıymetli taşlar koyuyorlar.
Özgürlüklerin kısıtlı bulunduğu Ortaçağda pek kullanılmayan küpe Rönesans eşliğinde yeniden moda oluyor.
Kadınlar küpeyi iki kulaklarına takarlarken erkekler yanlızca sol kulaklarına takıyorlar. Erkekler bilhassa incilerle bezenmiş olanları seçenek ediyorlar.
18. yüzyılda elmas, 19. yüzyılda ise kabartmalar yapılmış taşlar gözde iken küpe yeniden moda olmaktan çıkıyor.
Çok geçmeden 20. yüzyılda yüksek devirli delici aletler ve tertemiz olarak kulak delme imkanlarıyla beraber yeniden moda oluyor. Süs olmasının yanısıra takıldığı yere göre kimi iletiler da taşıyor. ‘Piercing’ (delme) isimiyle bedenin boş tespit edilen her adına takılıyor.Bazı düşünce adamlarının görüşlerine göre insanın evrimileşme sürecinde ilk insanlarda kulaklar, kulak kanallarını savunmak için defa devasa ve sarkıkmışlar. Kulak memelerimiz de bu sarkık kulaklardan kalmaymış. Bir farklı görüşe göre ise kulak memeleri atalarımız saatinde birer cinsel cazibe organıymışlar, zaman içinde, insanın evrimiyle fonksiyonlarını yitirmişler. Zaten ilk insanlarda işe yarayıp da şimdi kullanılmayan fakat hala bedenimizde tespit edilen, apandisit gibi çoğu uzuv varmış.Vücudumuz insanın evrim tarihini yansıtan bir müze gibiymiş.
Aslında pek çoğumuz küpenin tarihini bilmediği için 2000 den ardından tanınmış olup erkekler doğrulusunda sarfedilen bir aksesuar olduğunu düşünüyoruz değil mi gerçekte öyle değil tarihte birçok kültürde ve birçok medeniyette küpe takmışlardır bazıları tılsım olsun diye bazıları karşı cinsi etkilemek için bazıları dini yönden fakat hep bir küpe kültürü kabül görmüştür fakat son zamanlarda ise çoğunlukla aksesuar olarak kullanılmaktadır.
Kulağa Küpe Takılması
Günümüzde ‘piercing’ adıyla vücudun her tarafına küpe takılıyor ama küpenin kökeni, İngilizce ‘earring’ isminden de anlaşılacağı gibi kulağa takılan halkadır. Küpenin kulak memesine takılmasının nedeni burada hemen göze çarpması olabilir, kulak memelerinin kolaylıkla delinebilmeleri de olabilir. Zaten anatomik olarak kulak memelerinin başka ne işe yaradıkları anlaşılabilmiş değildir.
Bir görüşe göre ilk insanlarda kulaklar, kulak kanallarını korumak için çok büyük ve sarkıkmışlar. Kulak memelerimiz de bu sarkık kulaklardan kalmaymış. Bir başka görüşe göre ise kulak memeleri atalarımız zamanında birer cinsel cazibe organıymışlar, zamanla, insanın evrimiyle işlevlerini yitirmişler. Zaten ilk insanlarda işe yarayıp da şimdi kullanılmayan ancak hala vücudumuzda bulunan, apandisit gibi birçok organ varmış. Vücudumuz insanın evrim tarihini yansıtan bir müze gibiymiş.
İnsanlar, tarih öncesi zamanlarda bile, süs veya tılsım amacıyla kulaklarına bir şeyler takmış, karşılarındakileri etkilemeye çalışmışlardır. Hemen hemen her kültürel gelişmede olduğu gibi küpeye de ilk önce Mısırlılarda rastlanıyor. Önceleri çok büyük çapta olan altın halkaların yerlerini zamanla daha küçük askı şeklindeki küpeler alıyorlar.
Babilliler ve sonra Asya medeniyetlerinde küpe sadece erkeklerin taktığı ve toplum içindeki rütbeyi belirten bir takı oluyor. Altın işlemeciliği sanatı geliştikçe de daha zarif hale geliyor. Yunanlar çıngıraklı altın küpeler kullanırlarken Romalılar küpelerin üstüne değerli taşlar koyuyorlar.
Ortaçağda pek kullanılmayan küpe Rönesans ile birlikte yine moda oluyor. Kadınlar küpeyi iki kulaklarına takarlarken erkekler sadece sol kulaklarına takıyorlar. Erkekler özellikle incilerle bezenmiş olanları tercih ediyorlar. 18. yüzyılda elmas, 19. yüzyılda ise kabartmalar yapılmış taşlar gözde iken küpe yine moda olmaktan çıkıyor.
Çok geçmeden 20. yüzyılda yüksek devirli delici aletler ve hijyenik olarak kulak delme imkanlarıyla birlikte tekrar moda oluyor. Süs olmasının yanında takıldığı yere göre bir takım mesajlar da taşıyor. ‘Piercing’ (delme) adıyla vücudun boş bulunan her yerine takılıyor.
Geçmişinden de görülüyor ki küpe sanıldığı gibi kadınlara has bir takı değil. Hatta tarih boyunca daha çok erkekler tarafından takılmış. Küpe tarihte sadece süs ve etkileme aracı olarak da kullanılmamış. Örneğin eski çağlardaki denizcilerin kulaklarına küpe takmalarının amacı değişikmiş.
Denizcilerin ağaç gemilerle okyanusların bilinmezliklerine yelken açtıkları devirlerde, kimse bu uzun seferlerden sağ salim geri dönüp yuvasına, ailesine kavuşabileceğinden emin olamazmış. Olabileceklerin en kötüsüne hazırlıklı olabilmek için eğer bir kazaya kurban giderler de cesetleri karaya vurursa, bulanlar cenaze ve defin işlemlerinin masraflarında kullansınlar diye kulaklarına altın küpe takarlarmış.
Konuyu yine tarihten bir hikaye ile bitirelim. Yavuz Sultan Selim Mısır’ı fethettiği sıralarda Kahire’de kalır. Bazı erkeklerin kulaklarında halkalar gören Yavuz bunun nedenini sorar. Küpelerin kölelik alameti olduğunu duyunca “Bir tane getirin, ben de takayım, onlar insanların kölesiyse ben de Hakkın kölesiyim” der.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Tarihe sahip  çıkmak

Tarihe sahip çıkmak

Avrupa Gazetesi Tekirdağ