Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 15.05.2019 54 Görüntüleme

Keşif: Cam

Günümüzde birçok eşyada kullanılan cam, antik çağlardan beri kullanılmaktadır. Milattan Önce 3000 yıllarına kadar uzanan tarihi ve farklı yapım şekilleri ile cam, hayatımızı kolaylaştıran araçlardan birisidir. Şimdi icadına, hangi uygarlıklar tarafından, ne şekillerde kullanıldığına göz atalım:
Evimizin pencerelerinden eşyalarına kadar geniş bir kullanım alanı bulunan cam, yapılan çalışmalara göre Fenikeliler tarafından bulundu. Yemek pişirmek için sodik kayalardan ocaklar yapan Fenikeliler, ateşin yakılmasıyla birlikte kumla karışarak eriyen sodanın sıvılaşmasıyla keşfedilmiştir. Sıvı sodanın soğumasıyla cam hayatımıza girmiş oldu.
Vazgeçilmez malzemelerden olan cam, kazı çalışmaları sonucunda birçok farklı formlarda karşımıza çıkmaktadır. Hatta daha yakın tarihli çalışmalara bakıldığında binaların süslemelerinde sıklıkla kullanıldığı görülmektedir. Bronz çağda keşfedildiği bilinen camın, Mezopotamya’da tarihi serüvenine başladığı düşünülmektedir.
16. ve 17. yüzyıllarda ise İstanbul’da cam üzerine ciddi gelişmeler yaşandığı görülmektedir. Ayrıca ülkemizde ilk cam fabrikası, Cumhuriyet Dönemi’nde 1934 yılında Paşabahçe ismiyle kurulmuştur. Şimdi camın keşfi, tarihi gelişimi, hangi uygarlıkların kullandığı gibi merak edilen sorulara bakalım.
Cam Nedir?
Saydam ya da yarısaydam olarak tarif edilen, genel olarak sert bir formda gördüğümüz, kırılmaya çok müsait, inorganik amorf yapıda bulunan katı malzeme cam olarak tanımlanır.
Cam ani bir hızla soğutulmuş alkali ve toprak alkali olan metal oksitlerle, bazı metal oksitlerin çözülmesi sonucunda meydana gelen akışkan yapıdaki malzemedir ve ham maddesi silisyumdur. Silisli kumun ateş üzerinde eritilmesi ve bazı maddelerin ilave edilmesi ile elde edilir.
Cam katılaşırken; amorf yapısını korumaya devam eder. Amorf yapı, camın sağlam olması ve saydamlık derecesine önemli katkı sağlar. Katı maddelerin kristalleşmesi özelliğini cam göstermez. Bu nedenle bazı zamanlar sıvı grubuna da dâhil edilir.
Cam çok eski çağlardan beri var olan ve insanlığın kullandığı bir maddedir. Bizim tarihimizde ise eski beyliklerden Artuklular zamanında camilerin, medreseleri inşasında cam kullanıldığı bilinmektedir. İstanbul Türk toprağı haline geldikten sonra yani 16-17. yüzyıllarda cam alanında ciddi gelişmeler görülmüştür.
Cam Ne Zaman, Kim Tarafından Bulundu?
İlk kez ne zaman elde edildiği ile ilgili günümüzde kesin bir bilgi yoktur. Ancak antik çağlara dayandığı yönündeki bilgiler doğrudur. Bulunan ve üzerinde tarih yazan en eski cam M.Ö. 1551-1527 yıllarına aittir ve bir boncuktur. Bu boncuk Firavun Amenhotep’e aittir. Anadolu topraklarında cam, Orta Asya’dan buraya göç eden Selçuklular sayesinde tanınmış ve yaygınlaşmıştır.
15.yüzyıl civarında Venedik’te ilk kristal cam icat edildi. 1675 yılında George Ravenscroft adlı cam ustası, cama kurşun oksit ilave ederek kurşunlu camın icadını yapmıştır. Büyük cam levhaların icadı ise günümüze yakın bir tarihte; 1902 yılında yapılmıştır.
Colburn camdan pencere yapımı için seri üretimi yapmış ve levha cam kesimi makinesinin patentini de almıştır. Camdan yapılmış kavanozlar ve şişeler, 1904 yılının Ağustos ayında, Michael Owen’ın icat ettiği bir makine ile yapılmaya başlanmıştır.
Türk topraklarında ilk cam fabrikası, Cumhuriyet Dönemi’nde 1934 yılında kurulmuştur. Günümüzde de varlığını devam ettiren Paşabahçe fabrikası da bu dönemde faaliyete geçmiştir. Devam eden yıllarda fabrikaların sayılarında artış yaşanmış ve dışarıya ihraç başlamıştır. Bunun dışında özel şirketlerin birçoğu da cam fabrikası yapmıştır. Cam çok eski çağlardan beri süs eşyası ya da eşya yapımında sıkça kullanılan bir malzemedir.
Günümüzde ise uzay teknolojileri ve iletişim gibi çeşitli alanlarda yaygın olarak kullanılır. Camın kullanılabilir hale gelmesi için dökme, çekme, presleme, yüzdürme, köpük haline getirme gibi bir dizi biçimlendirme yönteminden geçirilmesi gerekmektedir.
Camın Keşfi ve Tarihi Serüveni
M.Ö. 3000 yıllarının sonlarına doğru Bronz Çağ’da keşfedildiği bilinen cam, arkeolojik kanıtlara göre Mezopotamya’da meydana gelmiştir. Erken dönemlerinde yarı değerli ve değerli taşlara alternatif olarak üretilmiştir. Bu yüzden şeffaf değil, oldukça parlak renklerde üretilmiştir. Aynı zamanda en çok boncuklarda görülmüştür.
Camdan yapılmış kaplara ise ilk olarak M.Ö. 16. yüzyılın sonlarına doğru rastlanmıştır. Tarihlendirilebilen en erken örnekleri ise bugün Türkiye-Suriye sınırı yakınlarındaki Amik Ovası’nda yer alan Atchana, bir diğer ismiyle antik Alalakh yerleşiminde bulunmuştur.
Buluntuların dağılımı ise en erken cam kapların Kuzey Mezopotamya’da Mitanni Krallığı sınırları içinde üretilmiş olduğunu göstermektedir. Kapların hemen hepsi aynı şekildeyken, iç kalıplama yöntemiyle küçük şişe, bardak ve kadeh olarak üretildikleri öğrenilmiştir.
M.Ö. 16. yüzyılın sonlarıyla 14. yüzyıl arasında üretilmiş kapların biçimleri arasında benzerlik olduğu görülmüştür. Bu durum ise Geç Bronz Çağ toplumunda dini ve geleneksel bir rol oynadığının göstergesi olarak kabul edilmiştir.
Mozaik kalıplama yönteminde ise Kuzey Mezopotamya’nın Hurrilerle ilişkili olan bölgelerinde kullanıldığı görülmüştür. Cam kaplar dışında boncuk, mühür, süs eşyaları, mücevher, mobilya kakması gibi nesnelerin üretildiği bilgisi de alınmıştır.
Olgunluğa ise M.Ö. 14. Yüzyılın ilk yarısında Firavun III. Amenhotep döneminde ulaştığı tahmin edilmektedir. Bu döneme ait arkeolojik çalışmalarda camın daha iyi şekillerde üretildiği anlaşılmıştır. Mısırlıların ağır ve korkusuz bir madde olarak gördükleri camın özelliklerinin tamamen farklı olduğu da bilinmektedir.
Mısırlıların yassı şişeler, sürahiler, amphoriskoslar, kavanozlar ve rastık koymaya yarayan tüpler olarak kullandıkları cam; seramik, fayans ve sert çömlek kapların yapımında da kullanılmıştır. Ayrıca mobilya, cenaze eşyaları, kutsal yerler ve büyük mimari birimlerin dekorasyonu için de opak renklerde cam nesnelere yer verilmiştir.
Geç Bronz Çağ boyunca Doğu Akdeniz’in diğer bölgelerinde de cam eşya üretimiyle ilgili kanıtlar bulunmuştur. Suriyeliler ve Kıbrıslılar, Mısır’da üretilenlerde farklı cam eşyalar üretirken, ham camın üretildiği ve külçeler halinde ticarette aktif rol oynadığı tahmin edilmektedir.
Miken Dönemi’nde ise Yunanlıların kalıpla şekillendirilmiş aplikeler ürettikleri anlaşılmıştır. Camın ilk büyük ölçekte kullanılması ise Fenike’de M.Ö. 1000’de fildişinden yapılmış eşyalar üzerinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle de ilk olarak onların kullandıkları kabul edilmiştir.
Cam Nasıl Yapılır?
En iyi camın beyaz kumdan yapıldığı bilinmektedir. Aynı zamanda ana malzemesi kumdur ve soda ile kireç temel bileşenleri oluşturur. Soda camın düşük sıcaklıkta akıcı hale gelmesini sağlarken, kireç kimyasal etkilere dayanıklı olması için önemlidir.
Camın hammaddesi olan silisyum en çok kumda bulunmaktadır ve bilgisayar kontrollü ortamda maddeler ayrıştırılmaktadır. Gerekli hammaddeler karıştırıcılara alınıp, fırınlara aktarılmaktadır. Fırında, 1500 santigrat derecelik sıcaklıkta ergiyen karışıma, kireç karıştırılarak saydam hale getirilmektedir.
Fırında ergime sağlanırken, içindeki havanın uzaklaştırılır. 12 saat boyunca fırında kalan karışım, bu süre sonunda akışkan hale gelmektedir. Bu aşamadan sonra çalışma havuzuna alınır ve kontrollü bir şekilde soğutulur. 1100 dereceye kadar soğuduğunda ise şekillendirme işlemi için kanallardan akışı sağlanır.
İstenen büyüklükte kesilen ve ateş parçası gibi görünen cam, kalıplara alınarak şekil verilmektedir. Yapılacak ürünün şekline göre farklı kalıplarla şekil verilmektedir. Mesela bardaklar, pres makinalarında üretilmektedir.
Genel olarak cam; silisyum aidi, alkali veya toprak alkalili oksitler, renk verici oksitler kullanılarak yapılmaktadır. %72’si silis, %42 kireç ve %15 soda, %24 potas+soda, %13 kalker, %28 kurşun oksitten oluşan karışımlar kullanıldığı da bilinmektedir.
Camın Özellikleri ve Fiziksel Yapısı
Aslında bir sıvı olan camın saydam görünümünü de sıvı olmasındandır. Resmi durumlarda bir maden olarak bilinir. Camı diğer madenlerden ayıran çok önemli bir özelliği vardır: Erime noktası. Cam ısıtıldığı zaman yumuşayarak herhangi bir şekle girebilir.
Şekillendirmenin yapılabilmesi için 800 derecenin üzerinde bir ısı gereklidir ama genel olarak 500 derecenin üzerine çıkıldığında erimeye başlar. Camların kalitesi ve dayanıklılığı içerisinde kullanılan silis ve alüminyum maddelerinin oranlarına göre farklılık gösterir.Camları ticari anlamda kullanım alanlarına göre iki gruba ayırmak mümkündür. Bunlar; soda camları ve özel camlardır. Soda camları ticari alanda adi cam olarak da isimlendirilir ve diğer camlara oranla imalat maliyeti düşük bir türdür. Özel camlar ise maliyeti fazla olan cam çeşitleridir.Kendi içerisinde birkaç çeşidi de bulunur. Örneğin; optik camlar daha kalitelidir, ışığı kırmak gibi bir özelliği vardır ve bu ayarlanabilir bir özelliktir. Özel camlar, erime sıcaklığı, elektrik iletkenliği, kimyasal alandaki dayanıklılığı bakımından bazı üstün özelliklere sahiptir. Özel camlar günlük hayatta da birçok alanda karşımıza çıkarlar. Gözlük camları, pencere camları, televizyon, kapılar, dekoratif inşa malzemeleri bunlardan bazılarıdır. Antik çağlardan beri insanlığın yararlandığı cam günümüzde de birçok alanda kullanılmaktadır. Bizim tarihimize baktığımızda da, camdan bir hayli yararlandığımızı görmekteyiz. Örneğin Artuklular camı medrese ve camilerinin yapımında kullanmışlardır. Cumhuriyet Dönemi’nde ise, cam fabrikaları kurulmaya başlanmıştır.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

GAZETEMİZDE ÇENGEL BULMACA

GAZETEMİZDE ÇENGEL BULMACA

Avrupa Gazetesi Tekirdağ