Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 28.03.2017 1586 Görüntüleme

Kadına şiddet

Kadına şiddet sadece Türkiye’nin
değil bütün dünyanın
sorunu. BM kadına şiddet konusunda
bir çok önlemler almakta
ülkelerle iş birliği içinde çalışmalar
yapmaktadır. Bu konuda ilgili
bakanlığın da çalışmaları olduğunu
biliyorum. Bizim Trakya’mız ve
Tekirdağ’daki aile yapımızda her
ne kadar “anaerkil” yani kadının
sözü geçen, kadının yönettiği
aile modeli olsa da, “Trakya’da
kadına şiddet yoktur!” diyemeyiz.
Geçtiğimiz hafta Trakya Üniversitesi
bünyesinde “Kadına Şiddete
Hayır!” sergisi haberini okudum.
Bu haberi okuyunca mutlu oldum.
Bu konuda toplumun bilinçlendirilmesinde
üniversitelerimizin rol
alması gerçekten çok sevindirici.
Kadına şiddet terimi yalnızca kadına
fiziksel şiddet olarak anlaşılmamalı.
Kadına şiddet çok geniş
kapsamlı bir olgudur. Bunun içinde
cinsel saldırı, özgürlüğü kısıtlama,
psikolojik baskı vb. bir çok
unsur bulunmaktadır.
Cinsiyet Eşitliği
Bütün dünyada “cinsiyet eşitliği”
diye bir kavram vardır. Bu
kavrama yönelik araştırmalar yapılarak
ülkelere göre karne çıkarılmaktadır.
Kadın ve erkek arasındaki
ayrımcılık ülkemizde hiç
de iyi durumda değil. Kadınlar iş
yerlerinde ayrımcılığa uğramakta,
ekonomik ve sosyal yönden
ayrımcılığa tabi tutulması benim
kabul edemediğim bir olgudur.
Kadın ve erkek arasındaki uçuruma
her yerde rastlayabiliriz.
En çarpıcı örnekte bizim Meclis’e
baktığımızda görmekteyiz. Kadın
Milletvekili oranımız ve kadın
bakan oranımız çok düşüktür.
Dünya Ekonomik Forum verileri
2017 raporuna göre 144 ülke
içinde Türkiye olarak 130. sırada
olmamız ve Arabistanla yaklaşık
aynı oranlarda yer almamız
benim içimi sızlatıyor. Bu mudur
Atatürk Türkiye’si? Kadınla erkek
arasındaki uçurumun en çarpıcı
nedeni ise kadının ekonomik özgürlüğünün
olmamasıdır. Dünya
Ekonomik Forumu araştırmalarına
göre kadınla erkek arasındaki
ekonomik eşitsizlik 2188 yılında
kapanabilirimş. Gerçekten şaka
gibi bir araştırma…
İslamda Cinsiyet Eşitliği
Kadının fıtratı gereği “geri planda”
kalması gerektiği gibi bir
inanç öteden beri İslam ülkelerinde
yerleşmiş durumdadır. Bu
kocaman bir yanlış inaçtır. İslam
tarihine baktığımızda peygamber
efendimizin ilk hanımı Hz. Hatice
çok zengin ve güçlü bir kadındı.
İslamiyet; Hz. Hatice’nin zengin
ve güçlü olmasına engel olmamıştır.
Keza yine Peygamber
Efendimizin eşlerinden Hz. Ayşe
de güçlü bir kadındı ve Peygamber
Efendimizin vefatından sonra
siyasi olarak söz sahibi olmuş bir
kadındı. İslamiyette kadın asla
geri plana itilmemiştir. İslâm ülkelerinde
kadının hor görülmesi
cehaletten ve İslâm’ı iyi anlayamamaktan
kaynaklanıyor. Biz
Türk kadınları olarak bu cinsiyet
eşitsizliğini; kadın hukukçular,
öğretmenler, doktorlar, akademisyenler
ve gazetecilerle hep
birlikte aşacağız. Ve bu potansiyel
bizim kadınlarımızda vardır…

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

BİLİŞİM

BİLİŞİM

Avrupa Gazetesi Tekirdağ