Video bulunamadı...
Ana Sayfa Video Galeri 1.12.2016 4352 Görüntüleme

İdam yasası Türkiye’yi TEHLİKEYE Mİ ATACAK? (VİDEO HABER)

29 Kasım’da açılan Tekirdağ Barosu’na katılan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na idam yasası ile ilgili soru yöneltildi. Feyzioğlu, yaptığı konuşmada çıkarılması planlanan idam yasası ile ilgili düşündüklerini açıkça dile getirdi. İdam yasasına kesinlikle karşı olduğunu ve yasa yürürlüğe girer ise Türkiye’yi ne gibi sorunların beklediğini anlatan Feyzioğlu, ülkenin ne gibi durumlarla ve tehlikelerle karşılaşacağına değindi. Feyzioğlu, ‘‘“Acaba ‘İdamı getireceğiz.’ zorlaması Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden atılmasını sağlamak için mi? Avrupa Konseyi’nden atılırsak ya da askıya alınırsa üyeliğimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin parçası olmaktan da çıkıyoruz. Çözümü Şangay Ekonomik İşbirliği’ne girmekte bulanlara; bu iş birliğinin içine silah ve silah sistemleri alımı kaçınılmaz olarak girer. Silah ve silah sistemleri alımı Rusya’dan ya da Çin’den yapılmak istenmesi, Türkiye’nin NATO’dan çıkışı anlamına gelir. Türkiye, Ortadoğu’daki bu tehdit ve tehlikenin tam ortasında yaşamak zorundayken, NATO’dan çıkılması demek 400 yıllık Rusya’nın göz diktiği toprakların korumasız bırakılması demektir.”
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu tarafından yapılan konuşmada şu sözlere yer verildi:
“Şu anda çok farklı çevrelerden dile getirilen önemli bir husus var idamla ilgili. Birincisini; biz Sayın cumhurbaşkanından çok rica ediyoruz, artık hangi ortamda söylerse söylesin, “İdamı geriye yürütemezsiniz.” demesi lazım. Halka ‘Siz isterseniz olur, kim karışır, Avrupa sana ne?” demekle olmaz. Avrupa meselesi değil bu, bizim kendi anayasamız. Bizim bağlı olduğumuz uluslararası kurallar ve dünya insanlık tarihi; sonra konulan bir ağır cezanın geriye yürütülemeyeceğini söylüyor. Bunun aksine uygulamalar var mıdır? Evet kabile devletlerinde eminim vardır ama Türkiye Cumhuriyeti kabile devleti olmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nden önce kurduğumuz hiç bir devlet de kabile devleti olmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’ni kabile devleti standartlarında tanımlatacak her ifadeden kaçınmak lazımdır. İstirham ediyorum. Sayın cumhurbaşkanına birisi “Bu cezayı geçmişe yürütemezsiniz” diye söylesin. O zaman soru şu: 15 Temmuz kalkışmasına katılanları asamayacağınıza göre, kimi asmayı düşünüyorsunuz? Hedef kimdir? Mesela biliyor musunuz ki Ergenekon, Balyoz, Casusluk davası gibi kumpas davalarda idam cezası olmuş olsaydı bugün geriye ordu mordu kalmamıştı. Çünkü şu an ordunun bel kemiğini oluşturan subayların anlamlı bir kısmını derhal en hızlı tarafından idam etmiş olacaktın. Böyle bir sorumsuzluk olabilir mi? İdam telafisi mümkün olmayan bir cezadır. Bir yanlışlık yapıldığı ortaya çıktığında ‘pardon’ demeniz hiç bir şey ifade etmiyor.
İkincisi; biz Avrupa Konseyi çatısı altındayız. ABD’de idamın olması ayrı bir konu. O bizi hiç ilgilendirmiyor. Avrupa Konseyi altında idam cezası yok artık. Kıta Avrupası sistemine dahil olan Avrupa Devletleri’nde idam yok artık ve biz de Uluslararası Anlaşmalarla idamı kaldırdık. Bugün idamı kabul ederseniz ilk kimi asmayı düşünüyorsunuz, diye sorarım ve önemli olan şu; Avrupa Konseyi’nden atılırız. Ben Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten devlet insanların bu sonucu bilmediğini düşünmüyorum. Ama, acaba “İdamı getireceğiz.” zorlaması Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nden atılmasını sağlamak için mi? Okuyucuların, dinleyicilerin Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği’ni birbirine karıştırmasını istemiyoruz. Avrupa Birliği’ne üye değiliz ama “Avrupa’ya “giderim cümlesi ile ifade edilen var ya, “İnsan Hakları’na giderim” cümlesi ile ifade edilen “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bir parçasıyız. Bu da Avrupa Konseyi’ne üyeliğimizden geliyor. Avrupa Konseyi’nden atılırsak ya da askıya alınırsa üyeliğimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin parçası olmaktan da çıkıyoruz. O zaman vatandaşımız “Avrupa’ya giderim.” ya da “İnsan Hakları’na giderim.” diyemeyecek. Diyemeyeceğini gördükçe içerde birileri, yargı eliyle işçinin, kadının, çalışanın hakkı sınırlanacak, gücün karşısında güçsüzün hakkı sınırlanacak. Her birimizin gelirinden, hane halkının refahından koparılıp alınacak. Bununla da bitmiyor. Avrupa Konseyi’nden çıkarılıp, Avrupa Birliği ile köprüler atıldığı zaman, sizlere çok önemli bir şey söyleyeyim, Türkiye; ihracatının çok büyük kısmını Avrupa’ya yapıyor. Bu ihracatı Avrupa’ya yapamayacak hale gelirse, nereye yapmayı planlıyoruz? Şangay İşbirliği Örgütü’nü ikame olarak düşünenlere cevabım şu: 50 Cent’İn altında günlük yevmiye ile çalışanların ülkesi Çin’e ihracat yapabilmek için Türk insanını 25 Cent’e çalıştırmak gerekir. Başka türlü Çin pazarına siz buzdolabı, bulaşık makinası, televizyon satamazsınız. Yani, bu bizi hukukçu olarak niye ,ilgilendiriyor? Asgari ücreti ayak bağı görmeye başlarlar bir süre sonra. Azami çalışma sürelerini, hafta tatilini, yıllık izni, doğum iznini ayak bağı olarak görmeye başlarlar. Çünkü o kamp odur. Şangay İşbirliği Örgütü’nün ülkelerinin asgari ücreti yoktur. Azami çalışma süresi yoktur. İnsani çalışma koşulları yoktur. Rekabet edebilmek için yöneten oligartlar büyük kitleyi sömürmek zorundadır, sömürülmesine izin vermek zorundadır. Başka türlü yaşayamazsınız. Bunun bir adım sonrası, Şangay Ekonomik İşbirliği’nde, bu iş birliğinin içine silah ve silah sistemleri alımı kaçınılmaz olarak girer. Silah ve silah sistemleri alımı Rusya’dan ya da Çin’den yapılmak istendiği anda, Türkiye’nin NATO’dan çıkışı anlamına gelir. Türkiye’nin Ortadoğu’da bu tehdit, bu tehlikenin tam ortasında yaşamak zorundayken NATO’dan çıkması demek 400 yıllık Rusya’nın göz diktiği toprakların korumasız bırakılması anlamına gelir. Bu iş ciddidir. Bu iş hamasetle olmaz, mutlaka tarih bilmekle değerlendirilebilir. Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin yakın tarihini bilmeden hamasi nutuklar Türkiye’yi maalesef sıkıntıya sokmaktadır.’’dedi.
TUNCAR ÜNSAL

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

Tekirdağ Tanıtım Filmi

Tekirdağ Tanıtım Filmi

Avrupa Gazetesi Tekirdağ