Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 29.12.2018 208 Görüntüleme

Ekonomi analizi

Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce Osmanlı Devletinden zengin bir ekonomik miras kalmadığı gibi Osmanlı Devletinin borçları kalmıştır. Savaştan çıkmış millet yiyeceği ekmeği zor bulmaktadır. Ekonomi eksi değerlerdedir. Üretim yok denecek kadar azdır. Bu zorlu şartlara rağmen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK öncülüğünde Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Yeni kurulan bir ülkede yapılacak çok fazla iş vardır. Ülkeyi ayağa kaldırıp geliştirmek için yeni reformlara ihtiyaç olduğunu bilen Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün (1923-1938) yıllarındaki incelememi sizlere aktaracağım. 1923-1938 yılları Cumhuriyet tarihimizde ATATÜRK dönemi olarak bilinmektedir.
15 yıllık dönemde, ulusal sermaye ve teşebbüs gücünden yoksun, çökme halindeki ekonomik yapıyı, yeniden yapılandırarak, çağdaş ulus devlet modelini tüm kurum ve kurallarıyla, ekonominin her alanında yerleştirilmek üzere, adımlar atan Atamız’ın neler yaptığını hep birlikte bilip öğrenmekte faydalı olacağına inanıyorum. Geçmiş tarihimizi araştırıp gerçek bir biçimde öğrenirsek, geleceğimizide çok güçlü temeller üzerine inşaa ederiz.
Osmanlı Devleti yıkılmış, kalıntıları üzerine 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel sorunlarından biri ekonominin gelişmemiş olmasıydı. Cumhuriyetin kurucuları, özellikle Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, siyasi bağımsızlığın ancak sağlam ve güçlü bir ekonomi ile sürdürülebileceğini düşünüyordu. Ancak, yeni kurulmuş bir ülkenin o yıllarda ekonomik gelişmelerin oturtulacağı temeller çok zayıftı. Ülke’de sanayi hemen hemen çok azdı. Girişimcilik gelişmemişti. Kişi başına milli gelir asgari geçim standartlarının dahi altında olduğundan, tasarruflar son derece yetersizdi. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında uygulanan ekonomi politikaları belirleyici olarak karma ekonomik sistem özelliği taşıması, iç ve dış gelişmeler doğrultusunda, özel girişimleri gözardı etmeden, kamu girişimciliğine ağırlık vermesiyle başarılı sonuçlar elde edilmeye başlanmıştır. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Türkiye’de devlet öncülüğünde kalkınma modelini uygulamaya sokmuştur. Bu kalkınma top yekün ekonomik, sosyal ve kültürel bir kalkınmadır. Bu dönemde ülkenin en ücra köşelerine fabrikalar kurdurup, kuruldukları yerlerde kalkınma üzerine atılımlar gerçekleştiriliştir. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’ün talimatıyla ekonomik reformların düzenlenmesi için kongreler ve çalıştaylar düzenlenmiştir. Bunların ilklerinden biri İzmir’de düzenlenen İzmir İktisat Kongresidir.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ile Ankara Hükümeti Lozan’da karşılaşılan zorlukları, Türkiye ve Dünya kamuoyuna duyurmak, diğer taraftan ekonominin çeşitli sorunlarını tartışmak için İzmir İktisat Kongresini gerçekleştirdiler. İzmir İktisat Kongresi’ne çiftçiler, tüccarlar, sanayiciler ve işçi temsilcilerinden oluşan 1135 kişi katılım sağlamıştır o yıllarda. Kongrenin amacı savaştan yorgun çıkmış olan bir milletin, iktisadi faktörlerin ve birimlerin birbirlerini tanımalarını sağlamak, onların ihtiyaçlarını tespit etmek, iktisadi konular üzerine dikkatlerini çekmek, iktisat politikalarınıda bu sonuçlara göre değerlendirme istekleriydi. Ülkedeki ekonomik yapılanmanın, uygulanacak iktisat politikasının yönünü belirleyen bir Misak-ı İktisadi belirlendi.
Bu Misak-ı İktisadi yurtiçi sanayi kurmayı ve geliştirmeyi amaçlayan, özel girişime öncelik veren ve mülkiyet haklarına saygılı bir ekonomik sistem oluşturmayı o yıllarda amaçlamıştır. Kongre alınan karar çiftçi, tüccar, sanayici ve işçi guruplarına ilişkin esaslar olarak adlandırılmıştı.
Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, İzmir İktisat Kongresi kararları doğrultusunda, ekonomiye faydalı olabilecek özel sermayenin girmesini, ilke olarak izin verileceğini ifade etmiştir. Ancak, o dönemde Dünya’da gelişmiş ülkelerin, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımı kısıtlı düzeydeydi. Bu nedenle Türkiye’ye yabancı sermaye girişi olmamıştır.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

RAMAZAN

RAMAZAN

Avrupa Gazetesi Tekirdağ