Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 29.06.2022 184 Görüntüleme

Dikkat Eksikliğinin Hiperaktivite ile farkı

Bipolar bozukluğun beynin biyokimyasal fonksiyonun bozulmasıyla ilgili bir beyin hastalığı olduğunu ifade eden uzmanlar, bipolar bozukluğun toplumda görülme oranının yüzde 1 ile 5 arasında olduğunu kaydetti.
Uzmanlar, ‘‘Bipolar bozukluk sadece hastalığın bir bölümünü tanımlıyor. Duygu durum bozukluğunun en önemli parçası, bipolar bozukluk oluyor. Bu rahatsızlıkta bir etki, manik depresif olarak görülüyor. Yani hastalıkta bir manik dönem var bir de depresif dönem var. Bazı durumlarda kaymalar oluyor, bazı eşik altı grupları bulunuyor. Sabah başka akşam başka olan tipler var. Sabah çocuğunu sever öper, akşam da bela okuyabilir. Bu eşik altı durum bozukluğu olarak tanımlanıyor.
Manik dönemde kişiye güven ve cesaret geliyor. Çok büyük riskler alabiliyor, düşüncesi hızlanıyor. Böyle durumlarda hemen bizlere haber verilmesi gerekir çünkü kişinin ilaçlarının dozlarının yeniden ayarlaması sözkonusu olabilir. Böylece hastanın mani dönemine girmesi önlenmiş oluyor. Fakat aynı kişi, birkaç gün sonra durgun, neşesiz ve ortalama bir insan gibi davranabiliyor. Bu kimi zaman üç beş gün, bazen bir hafta bazı durumlarda daha uzun olabiliyor. Beynindeki tüm kimyasallar tükendiği için o geçtikten sonra kişi, hızla depresyona girebiliyor.
Kişi bu dönemde bir şeyden zevk alamıyor. Uyku ve iştahsızlığı oluyor. Diğer taraftan düşünceler ağır geliyor. Bazıları kilo veriyor, bazıları alıyor. Konsantrasyon bozuluyor.
Bipolar bozukluğun manik döneminde ise tam tersi durumlar yaşanır. Konsantrasyon artar. Kişinin manik döneminde yaptığı tablolar müthiştir. Canlı renkler kullanır, kırmızı sarı yeşil… Depresif döneminde yaptığı tablolarda da karamsar renkler vardır. Siyah mor, koyu kahverengi renkleri kullanır. O döneme göre hayata bakış açısı değişir. Hasta depresif dönemde büyük bir depresyon atağı değilse yani ‘Hayattan hoşlanmıyorum hiçbir şeyden zevk almıyorum’ diyorsa tedavi ediliyor. Ama manik dönemde bazı hastalar tedaviyi reddediyor. Özellikle aile en çok ondan şikâyet ediyor. Özellikle antidepresanlar, duygu durum düzenleyici olmadan alınırsa depresyondaki kişinin manisi atağa geçiyor. Bu hastalıkta kimya bozulunca denge bozuluyor. Ön beyin yani kaptan köşkü yetersiz olursa bazen mantıksal beyin baskın oluyor kişi depresif oluyor. Bazen de duygusal beyin baskın oluyor ve kişi coşkulu oluyor. Kaptan köşkü denilen ön beynin sağlıklı olması çok önemli. Ama burada beyin fonksiyonu bozulmuş. Manik depresif olan kısmı yüzde 1 civarında ama diğer duygu durum düşünürsek yüzde 5’lere kadar var ve bu önemli bir rakam.Birçoğu zeki kişiler oluyor, hayal güçlerini çok geliştiriyorlar. Duygu durum bozuklukları olan kişilerin hayatı yolunda giderken iş hayatı ya da aile hayatlarında büyük sorunlar yaşayabiliyor. Yani hem kişinin hem de yakın çevresinin hayatlarını olumsuz yönde etkileyebilen bir hastalık. Bazılarında ise madde kullanımına yatkınlık görülebiliyor. Hem manik dönemde hem depresif dönemde madde kullanımının çok olduğunu da bazı araştırmalar ortaya koyuyor. Bu kişiler toplumda abartılı hareketleriyle de dikkat çekiyor.Beyin kimyası bozulduğu için ruh kendini beyin vasıtasıyla ifade edemiyor. Bu aslında ruhsal bozulma değil. Ruhsal dinamiklerindeki ifadede bozukluk var. Ruh ilaçla düzelir mi? Düzeliyor işte. Madde kullanıyorsun yani uyarıcı maddeler alıyorsun maniğe sokuyor. Depresyon ilaçlarını fazla alıyorsun maniye sokuyor. Bunun ne kadarı psikolojik dediğimiz zaman artık biyolojik olmayan psikiyatrik hastalık çok, kişilik bozukluklarının bile biyolojik durumları var. Duygu durum bozukluğunda örtülü depresyon ortaya çıkıyor. Kişinin korkularını ve geçmiş travmaların o dönemde çok rahat konuştuğunu görüyoruz. Hepsi medikal olarak anlaşılması ve araştırılması gereken rahatsızlıklar.Yetişkin dönemindeki bipolar bozukluktan farklı olarak; epizotlar, hipomanik epizotlar birkaç gün bazen birkaç hafta sürüyor. Çocuklar ve gençlerde 24 saat sürse bile bipolar tanısı alınıyor. Birgün çok coşkulu ertesi gün normale dönüyor… Gelgitleri varsa dikkat edilmeli. Bazen çocukta ortaya çıkan belirtiler yanlış bir şekilde hiperaktive diye tedavi ediliyor, hiperakitivite değil aslında. Hiperaktive için verilen ilaçlar onların bipolarını daha fazla arttırıyor. Hiperaktive ilaçları duygu durumu uyardığı için beyindeki dopamin artışına bağlı etkileniyyor. Bu kişilerde de aşırı salgılanma sonucu duygu durum değişikliğine yol açabiliyor. Örneğin çocuk ya da genç, okulda da herkese kafa tutan bir çocuk oluyor birden bire… Sanıyorlar ki çocuk anti sosyal oldu, çocuk raydan çıktı zannediliyor… Ele avuca sığmayan çocuklarda sadece hiperaktivite değil duygu durum bozukluğunun da düşünülmesi gerekiyor. Bipolar bozuklukta ilaç tedavisi önemli. Bu tedavi çok başarılı. İlaç tedavisi bir sene içinde kesilirse yüzde 60 tekrarlama olur. Hiçbir şikayeti kalmayana kadar ilaca devam edilmesi gerekir. Duruma göre hekimin karar vermesi önemli. Hastalıkla ilgili risk yoksa ilaç kesme planı yapılıyor. İlaçların çoğu da güvenli ilaçlardır.” diyor.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

ABD yanlış yolda…

ABD yanlış yolda…

Avrupa Gazetesi Tekirdağ