Ana Sayfa KÖŞE YAZILARI 10.01.2020 195 Görüntüleme

Başarılarınız sürekli olsun..

Bir yıl 365 gün… Çok merak ediyorum bir yıl içinde acaba kaç “özel gün” kutlaması yapıyoruz? Örneğin bugün kutlanan “Çalışan Gazeteciler Günü” gibi kaç günümüz var? Araştırdım bir yıl içinde kaç “göstermelik” gün var böyle diye… Eksiktir, mutlaka biliyorum ama… Bir yılda tam 89 günde kimilerimiz “günümüz” diye buluşuyor, dertleşiyor,hemdert olup yolumuza devam ediyoruz. Ben, şöyle NEŞELENİP coşan bir gruba rastlamadım.
Herkes bu “özel günler” i “ağlama günleri” olarak değerlendiriyor.
“Çalışan Gazeteciler Günü” de öyle…
Xxx
27 Mayıs 1960 Darbesi gerçekleştiğinde kafalarda oluşan, “Basın konusunda nasıl bir düzenleme yapılacak?” sorusu idi. Düzenleme için yedi ay çalışıldı ve “Basın mesleği”nde çalışanlar için o güne değin yapılamayan 212 Sayılı Yasa ile yenilikler/haklar getirildi.
O günlerde İstanbul’dayım çalışıyorum. Gazeteciler olarak bayram yaptık.
Dokuz gazete ( Akşam, Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet, Vatan, Dünya, Yeni İstanbul, Yeni Sabah, Tercüman) patronu bu hakları ağır bulup, tepkilerini bildirmek için 9 Ocak 1961 günü gazetelerini üç gün yayınlamama kararı alıp, uyguladılar. Ama ertesi gün (10 Ocak 1961) gazeteciler kendi gazeteleri BASIN’ı üç gün boyunca çıkardılar.İşin aslı böyle…
O tarihte “Gazeteciler Günü” olarak kutlanan bu gelişme daha sonraları her konuda olduğu gibi sulandırılıp “Çalışan” sözcüğü de eklenince çalışmayan/emekli gazetecilere sanki ölmüş, işi bitmiş gözüyle bakıldı.
Xxx
Ben de 212 Sayılı Yasaya göre Haziran 1961 tarihinden itibaren Hizmet gazetesinin resmi İstanbul temsilcisi olarak çalışmaya başladım. 1987’de emekli oldum ve bu gazetenin sahibi sayın Gökhan Saral ve İlkhaber Ailesi “bitmediğimi” görüp iş verdiler. Bir gazeteci olarak her gün üretiyor, yazıyor/çiziyorum.
Emekliyim, yazıp/çizerek “çalışan gazeteci” kimliğimi sürdürüyorum.
Peki, çalışmayan, ya da çalışmak isteyip de iş bulamayan gazeteci arkadaşlarımın bu günü kutlamaya hakkı yok mu? Bu ayırımcılık değil de ne?
Bir kere biz gazeteciler bu “çalışan gazeteci” ayırımına karşı çıkıp itiraz etmeliyiz. Bu gazeteci cemiyetlerinin/derneklerinin işi pek tabii ki…
Başka bir konu… Ülkemizde tüm gazeteciler/medya mensupları çeşitli adlarla bir araya gelip cemiyet/dernek, federasyon kurmuş bulunuyorlar. Yani, örgütlendiler…
Peki, böylesine “Birliktelik!” yaşayan bir meslek grubu kendinin olan “Gazeteciler Günü”nü – kimi yerlerde- bir başka kurumun/kuruluşun himayelerinde kutlama yanlışlığına niçin düşüyor?
Böyle bir uygulama nasıl kabul edilir?
Gazeteciler bu günde bir araya gelip -kendi ceplerinden- eğlenmeyecek kadar da mı yoksullar?
Xxx
Gazeteciliği bir bayrak bilip onuruyla dalgalandıran meslek ustalarımı saygı ve Rahmetle anıyor; genç meslektaşlarıma çıktıkları bu kutsal yolda başarılarının sürekli olmasını diliyorum.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

HER ZAMAN DOSTLUK…

HER ZAMAN DOSTLUK…

Avrupa Gazetesi Tekirdağ